| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

tamarra

"Her gün gençliğim için bir zulüm,sebebi sensin gülüm...Gülüşüme bir kurşun sıksa da ölüm,unutma ki umuda kurşun işlemez Gülüm..."

8 "spor" etiketi kullanan gönderi "spor" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Cep telefonuyla fazla konuşunca

Cep telefonuyla fazla konuşunca

Cep telefonuyla fazla konuşmanın insanda ne gibi sorunlar yarattığı belli oldu.

Cep telefonuyla fazla konuşmanın dirsek ya da ön kolda sinir sıkışmasına neden olabileceği bildirildi.

Amerikalı doktorların "Cleveland Clinic Journal of Medicine" dergisinde yayımlanan makalesinde, cep telefonunun fazla kullanımının parmaklarda karıncalanmaların yanı sıra elde kas kaybına, dirsekte doku bozulmalarına yol açabileceği belirtildi.

Makaleye imza atanlardan Dr. Peter Evans, cep telefonuyla uzun konuşulduğunda sorunun parmaklarda karıncalanma, 4 ve 5. parmaklarda ve elin dış kısmında, bileğe doğru uyuşmalarla başladığını vurguladı.

Evans, tedbir alınmazsa sonunda kullanıcının elinin kas gücünü kaybedip örneğin şişe kapağını açmakta bile zorlanabileceği uyarısında bulundu.

Makalede, tıpta "kübital kanal sendromu" adı verilen bu hastalığa yakalanma riskini, kolun 90 dereceden fazla uzun süreli bükülü tutulmasının artırabileceği, kolun bu durumda tutulmasının koldaki sinirin gerilmesine ve dirsekten geçen kanalda baskıya yol açabileceğine dikkat çekildi.

"KONUŞMA SIRASINDA EL DEĞİŞTİRİN"

Dr. Evans, "kübital kanal sendromunun" şeker hastalığı ya da tekrarlanan travmalar gibi çok çeşitli nedenlerden ortaya çıkabileceğini ancak cep telefonu kullanımına bağlı olarak hastalığın görülme sıklığının arttığını ifade etti.

Hastalık riskini azaltmak için cep telefonuyla konuşulduğu sırada elin değiştirilmesini ya da "eller serbest" şeklinde konuşulmasını öneren Evans, bu basit önlemlerin genellikle yeterli olduğunu vurguladı.

Evans, riskin azaltılmasında kısa mesaj gönderme yönteminin de akıllıca olmadığını, fazla kısa mesaj göndermenin baş parmakta ağrılara ve sinir sıkışmalarına yol açabileceğini belirtti.

Konuya ilişkin makale, Fransız "Le Figaro" gazetesinin internet sitesinde de yer alıyor.

Erkeğin kadından farkı

Erkeğin kadından farkı
Kadın ve erkek arasındaki en büyük fark nedir? Bu sorunun cevabını düşünmeyen kadın yoktur herhalde. Biz size şöyle özetleyebiliriz; siz ağlarken, o neden ağladığınıza anlam veremez....

Biz duygularımızı ne kadar açık anlatırsak anlatalım erkekler bu duyguları anlamakta zorluk çekerler. Siz onun yüzünden karşısında hıçkırıklara boğulurken, o size "niye ağlıyorsun" diye sorar. Bu küçük bir örnek olsa da tüm kadınların yaşadığı bir örnektir.

Erkekler ilişkide daha birçok şeyi sizden farklı düşünür. İşte bazıları...

Özel günlerin hiçbir önemi yok!           

Erkekler genelde aşkta küçük ayrıntılar üzerinde durmazlar. Örneğin yıl dönümlerinizi, doğum gününüzü unutabilirler. Ancak bu onlar için çok büyük bir sorun değildir. Hatta çoğu kez özel gün kavramının ne olduğunu bile hatırlamazlar. Çünkü bu gibi şeyler onlara göre küçük detaylardır. Kötü niyetle değil ama kendilerince hayatta önem verdikleri başka şeyler olduğundan çok da fazla tarihlere takılıp kalmazlar. Bu nedenle sevgiliniz sizin ile ilgili özel bir günü unuttuğunda hemen bozulup üzülmek yerine, kibarca uyarın ve asla bunu sizi sevmediği için yaptığını düşünmeyin.

Onu arayıp aramamanız çok da önemli değildir!               

Kadınlar sevgilileri tarafından aranmayı ve ilgilenilmeyi çok sever. Oysa telefon etmek erkekler için çok de gerekli bir durum değildir. Sevgilisini gün içinde mutlaka araması gerektiğini düşünmez. Hatta eğer bu konuda ona biraz sitemli davranırsanız, neden böyle davrandığınızı ve bir telefon görüşmesine neden bu kadar önem verdiğinizi anlayamaz.

Biten bir ilişki arkasından ağlanmaz       

Erkekler bazı durumları kadınlara göre daha kolay kabullenebilir. Ayrılık onlar için kabullenilmesi gereken bir gerçektir. Eğer ilişki bitmişse, ayrılmak gerekiyorsa yapılacak bir şey yoktur. Tabii bu tamamen onların üzülmediği anlamına gelmez. Çoğu zaman üzüntülerini dışa vurmamayı, duygularını karşısındakine aktarmamayı tercih ederler. Böyle zamanlarda mantıklı düşünceyi ön plana çıkarırlar. Onlar için bir ilişki bittiyse bitmiştir, üzülse bile bunun fayda sağlamayacağını düşünür.
                                                      

Deli

Deliyim ben,
aykırı bir adamım yani,
ait değilim bu kirli çağa
istemediğim bir hayatın yamacında
sırtımda acılar taşıyorum.
yüreğimin içinde yaşıyorum hep
tutunduğum dallar incecik,
kırıldı kırılacak...


Deliyim ben,
yalnız ve yorgun
herkesin acısından pay kaptım.
sarıp ipek bir mendile kendi yaralarımı,
içime attım.

yalnız gülerken insanlar sevdi beni
ağlarken ağlamadı kimse benimle
kazandıklarımın yanında,
yitirdiğim çok şey var hayatımda.
ne bireysel olabildim ne de toplumsal
yaşamı sorgulamadan,
ve hep erteleyerek geçip gitti zaman...
kendimi ihmal edip,
başkaları için yaşadım hep...

şiirler yazdım, resimler çizdim
ağıtlar dizdim
yine de kendimsizdim...
dilimde ertelenmiş sözcükler kaldı
başkalarının çizdiği yolda gidip geldim bir ömür...


Deliyim ben
yüreğimde umut,
gözlerimde tanımsız hüzün kırıkları taşıyorum.
düşündüğüm hiç bir şeyi paylaşamadım
düşüncelerim içimde saklı kaldı hep
sıkışıp kaldım bildiklerim ile bilmediklerim arasında
bir kelepçe gibi takılıp kaldı kollarıma yalnızlık
sürülerin tuttuğu bir yolda,
gidip geliyorum öylesine bir başıma
aldırmadan gözyaşıma...




Nuri CAN

Eşiniz horluyor mu

Eşiniz horluyor mu

9 adımda horlamayı engelleyebilirsiniz...

Eğer horlamanız eşinizi ve çevrenizdekileri rahatsız ediyorsa, aşağıdaki yöntemleri deneyebilirsiniz:



- Yatmadan üç saat öncesine kadar ağır yemek ve alkolden kaçının. Yatmadan önce ağır yemek yemek boğaz kaslarının normalden daha da gevşemesine yol açar ve bu durum horlamayan bir insanın dahi horlamasına yol açabilir.



- Yatmadan önce sakinleştirici ve antihistamin almaktan kaçının. Bu ilaçlar da boyun kaslarına baskı yapar ve horlamaya neden olabilir.



- Eğer kiloluysanız kilo verin. Fazla kilonun neden horlamaya yol açtığı bilinmiyor. Boğaz etrafındaki yapılarda yağ artışına bağlanabilir ki bu da nefes aldığınız hava geçitlerinin boyutunu küçültür.



- Sırt üstü yatmaktan kaçının. Dil geri düştüğü ve hava yollarının üzerine baskı yaptığı için pozisyon horlamaya yol açabilir. Yüzüstü veya yan yatarak uyumak tercih edilebilir. Ancak ağır horlayanlar için yatış pozisyonunun bir etkisi yoktur, horlama her pozisyonda devam edebilir.



- Tenis topu tedavisini deneyin. Yatağa girmeden önce içinde tenis topu olan bir bel çantası takın ve sırtınızın boşluğuna getirin. Alternatif olarak pijamalarınızın arkasına bir tenis topu da yapıştırabilirsiniz. Katlanmış bir çift çorap da işinizi görebilir. Her sırtüstü döndüğünüzde rahatsız olup yan yatarsınız.



- Yatağınızın baş kısmını yukarı doğru eğimli hale getirin. Yatağın baş kısmındaki ayaklarının altına kitap ya da tuğla koyabilirsiniz. Bu kronik horlamayı düzeltmeye yardımcı olabilir.



- Geniz tıkanmasına yol açan üst solunum sorunları ve allerjiler için bir hekime başvurun. Allerjiler ve soğuk algınlıklarından doğan tıkanmalar, hava geçitlerinin daralmasına yol açar. Hava dar bir yoldan geçtiğinde daha türbülanslıdır ve gırtlak dokularının titreşmesine yol açar. Eğer soğuk algınlığından dolayı burnunuz tıkanıksa, bu durumu gideren ilaç kullanın.



- Yatak odanızda temiz hava akışı olduğundan emin olun. Oda sıcak ve kuruysa burun geçitleri uyku sırasında tıkanır ve bu genellikle horlamaya yol açar. Pencerelerinizi açık tutun ve gerekirse genzinizi nemli tutmak için nemlendirici kullanın.



- Eğer sigara içiyorsanız, bırakın. Sigara içmek birçok ölümcül sağlık sorunlarıyla birlikte iltihaplanma, gırtlak tümörü, bronş tıkanması ve mukus birikmesine yol açan tahriş edici bir etkiye sahiptir ve tüm bunlar horlamayı arttırır.

DÜNYADAN GERÇEK ve İLGİNÇ OLAYLAR..

Yaşadığımız hayatta garip olduğu kadar ilginç olaylar vardır. İşte bir kaçı, sizce en ilginç haber hangisi?


CİNSELLİK HIRSIZI

Gabon'un iktisadi başkenti Port-Gentil'de iki kişi, yanlarından geçerek kendilerine hafifçe dokunan ve ellerini sıkan esrarengiz bir adamın, cinsel güçlerini çaldığını söylediler.

Yann isimli 21 yaşındaki “kurban”, “Bir adam bana hafifçe dokunarak geçti. O anda vücuduma daha önce hiç hissetmediğim bir negatif enerji yayıldı. Cinsel organım küçüldü. Bir bebeğin cinsel organı gibi oldu” dedi.

Jean-Pierre isimli 33 yaşındaki diğer “kurban” ise “Bir adamla el sıkıştım, sonra vücudumu korkunç bir ürperti kapladı. Çok korktum. O andan sonra cinsel gücüm hızla azaldı” dedi.

İki adam, cinsel güçlerinin tekrar yerine gelmesi için durmaksızın dua ettiklerini ifade ettiler.


*******

HAMİLE OLDUĞUNU ANLAMADAN 7 AY BASKETBOL OYNADI

23 yaşında bir Brezilyalı kadın basketbolcu, hamile kaldığını anlamadan 7 ay boyunca takımıyla turnuvalara katıldı.

Silvia Cristina Gustavo Rocha isimli genç sporcu, hamile olduğunu, 7 aylık prematüre bebeğini dünyaya getirmeden sadece 3 gün önce, karnında bir ağrı hissedince göründüğü doktordan öğrendi.

Bebeğine Louis Ferdinand adını koyan genç anne, duygularını, ”Hamile kaldığımı hiç düşünmemiştim. Sadece biraz kilo aldığımı düşünüyordum” diye dile getirdi.


*********

AMELİYAT EDİLEN HASTAYA YUMRUK

Japonya'nın Shiga kentindeki üniversite hastanesinde lokal anestezi altında ameliyat edilen bir hasta, kıpırdayarak ameliyatı aksatınca, ameliyatı yapan pratisyen doktordan sıkı bir yumruk yedi.

Ameliyat edilirken rahatsız olup ameliyatın durdurulmasını isteyen ve huzursuzca kıpırdayan hasta, doktorun, “Kıpırdama ve çeneni kapat” uyarısı eşliğinde gelen sert yumruğu karşısında neye uğradığını şaşırdı.

Yumruk sonrası ameliyat yarıda kesildi. Hastane yönetimi tarafından kendisinden ve ailesinden defalarca özür dilenen hasta 5 gün rapor aldı.


********

BLAIR'İN KOZMETİK GİDERLERİ, İNGİLİZ KADINLARININ 2 KATI

İngiltere Başbakanı Tony Blair'in, olduğundan genç ve dinç görünmesinin nedeni ortaya çıktı: Başbakanın güzellik ürünlerine harcadığı paranın, bir İngiliz kadının ortalama kozmetik giderinin neredeyse iki katı olduğu açıklandı.

Blair'in son altı yılda 2000 sterline yakın kozmetik harcaması yaptığı, buna karşılık, İngiliz kadınlarının güzellik ürünlerine yıllık 200 sterlin civarında harcadığı belirtildi.

Geçen mayıs ayında yüzü alışılmadık biçimde bronz görünen Blair, nisan ayında evinin bahçesinde güneşlendiğini, yüzünün bu şekilde yandığını söylemişti. İngiltere, yazları bile güneşe hasret olmasıyla biliniyor.


********

TELEFON MEMURESİNİN SESİNE AŞIK OLUP POLİS İMDAT'I DEFALARCA ARAYAN KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Almanya'nın Düsseldorf kentinde 45 yaşında bir erkek, gece boyunca ”Polis İmdat”ın 110 numaralı telefonunu defalarca aradı. Bu kişinin durmadan değişik telefon kulübelerinden numarayı aramasının nedeni sonra belli oldu: telefon memuresinin sesine aşık olmuştu.

“Polis İmdat”lık bir durumu olmadığı anlaşılan kişi, verdiği ifadesinde, memurenin “karşı konulamaz” sesine aşık olduğunu söyledi.


********

MİNİ BARLI VE DVD ÇALARLI CENAZE ARABASI

Avustralya'da bir cenaze levazımatçısı, “müşterilerine”, mini barlı ve DVD çalarlı cenaze arabası hizmeti sundu.

Girişimci, yakınlarını son yolculuğuna uğurlayanların, mezarlık yolunda “sıkılmamaları” için 10 kişilik aracı bu şekilde donattığını açıkladı.

Girişimci, mini barlı ve DVD çalarlı araca daha çok Vietnamlı, Çinli ve İtalyan ailelerin rağbet ettiğini de belirtti.


*********

BİR YILDIR YIKANMAYAN KOCASINDAN BOŞANMAK İSTEDİ

İran'da Mina adında bir kadın, 8 yıllık kocasından, bir yıl boyunca yıkanmadığı ve pis koktuğu için boşanmak için mahkemeye başvurdu.

36 yaşındaki kadın mahkemede, kocasının kokusundan sadece kendisinin değil, çocuklarının ve iş arkadaşlarının da şikayetçi olduğunu, hepsinin ondan iğrendiğini söyledi.

Kocasının kendisine, sudan nefret ettiğini, o nedenle banyo yapmayı reddettiğini söylediğini ifade eden kadın, kendisinin ise günde 3 kere banyo yaptığını ve her 5 dakikada bir ellerini yıkadığını belirtti.


**********

ESKİ KARI - KOCA İNTERNETTE AŞIK OLDU

Ürdün'de, internette sohbet ederek birbirlerine aşık olan bir kadın ve bir erkek, ilk buluşmalarında, “ruh ikizleri” olarak gördükleri kişinin ayrıldıkları eşleri olduğunu görünce şaşkına döndü.

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmış olan ve takma isimlerle siber dünyada kendine eş arayan kadın ve erkek, ilk buluşmalarında karşılarında birbirlerini görünce hayal kırıklığına uğradı. İnternet dünyasının “sanal” bir aşkı daha böylece başlamadan bitmiş oldu.


İştahınızı kontrol etmenin 6 yolu

Bikini mevsimi açıldı; fazla kilolara acilen elveda demek gerek! Kilo vermek içinse, önce iştahımızı kontrol altına atmalıyız. Dr. Ahmet Karaçam, iştahla başa çıkmanın yollarını anlattı.

BOL BOL SU İÇİN 

Sağlıklı beslenme ve diyet uzmanları, her fırsatta suyun faydalarını anlatıp duruyor. Haksız da sayılmazlar hani! Suyun, kilo kontrolündeki en önemli katkısı, tokluk hissi yaratıyor olması. Vücut susuz kaldığında ise, beyne açlık hissine benzeyen sinyaller gönderiyor. Bol su içmek, vücudun su istediği zamanlarda yemeğe yönelmenizi önleyecek.

UZUN UZUN ÇİĞNEYİN                                  

Yiyecekleri uzun süre çiğnemek, beyne, vücuda giren besinleri algılaması için fırsat vermek anlamına gelir. Bu yolla, tat alma duyusu tatmin edilir. Ve daha az porsiyonla, daha fazla doyum sağlanır. Aşırı yemekten kaynaklanan sindirim sorunları da yaşanmaz.

TAT ALMA DUYUNUZU TATMİN EDİN                                          

Yapılan araştırmalar, değişik lezzetlerle tat alma duyusunun tatmin edilmesinin, küçük porsiyonlarla yetinmemizi sağladığını gösteriyor. Sürekli aynı yemekleri yemek ise, tat alma mekanizmasını duraksatıyor. Bu durumda, kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebilirsiniz. Yemeklerinizi yeşillikler ve baharatlarla tatlandırın!

3 ANA 3 ARA ÖĞÜN YİYİN

Gün içinde sık ve az öğünler yemek, iştahın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu. Yine de arada atıştırma arzusu olabilir, ama miktar çok daha az olacak. Böyle bir durumda, mevsim meyveleri en iyi seçenek. Liften zengin olmaları sebebiyle, kan şekeri düzeyini daha yavaş yükselterek, uzun süreli tokluk hissi verirler!

GÜÇ HARCAYIN         

Egzersiz, güç harcanarak yapıldığında, vücut ısısı artar ve daha fazla kalori yakılır. Bu durum, egzersiz sonrasında birkaç saat boyunca iştahın bastırılmasına neden olur. Öğün saatinden birkaç saat önce, özellikle sabah egzersiz yapmak en doğrusu.

İYİ UYUYUN   

Günde ortalama 6-8 saat kaliteli uyku, gün içinde yaşanabilecek yorgunluğu ve uyuklamayı ortadan kaldırır. Böylece, dikkat toplamak için fazla enerji veren atıştırmalara da ihtiyaç duymazsınız.

Glisemik indeksi düşük beslenin         

Düşük glisemik indeksli (Gl) gıdalar, yüksek olanlara göre daha uzun süre tok tutar ve sonraki öğünde daha az yemeyi sağlar. Bir yemekteki Gl oranını yüzde 50 azalttığınızda, doygunluk hissinde yüzde 50 artma olur. Beyaz un, şeker, pirinç ve patatesten uzak durun; barbunya, nohut, kuru fasulye, mercimek, fındık, elma, portakal, makarna, kepek ekmeğini ise bolca yiyin.

Kusur kapatan hileler

Kusur kapatan hileler
Makyaj yaparken kullanılan belli kurallar ve yöntemler vardır. Açık Renkler hatları ön plana çıkartır, koyu renkler geri plana atar.

Açık renk olarak şeffaf pudra, koyu renk olarak pudra veya allık kullanılabilir.                                                                  
                  
Burun ile dudak arası uzun ise : Bu uzunluğu geri plana alabilmek için burun ile dudak arasını boyamalısınız.           
        
Burun ile dudak arası dar ise : Çok dar olan bu bölgeyi ön plana çıkarmak için açık renklerle boyamalısınız. Burun

Düzeltme Teknikleri                                                                               

Küçük Burun : En ideal burun şeklidir. Fakat yüzde kaybolacak, dengeyi bozacak kadar küçük ise ve gözler iriyse burunu ön plana çıkarmak gerekir. Bunun için de burun kemiği ve kanatlarını tamamiyle açık renk fondoten ve pudra uygulamalısınız.

Düz ve Kısa Burun : Bu tip burunlarda burnun bitimine ve iki kaşın arasına açık renk fondoten ve pudra sürülür. Bu sayede burun biraz daha uzun görünür.

Uzun Burun : Burnun uzun olan alt uç kısmına koyu renk fondoten ve pudra ile gölge yapılarak uzunluk geri plana alınır.

Burnunuzu uzun buluyorsanız; Kaş başlarınızın burna çok yakın olmamasına dikkat edin. Burun kökü ve ucuna gölgeleme yapın. Alnınızı ve çenenizi çıkık göstererek burnu daha önemsiz kısalıkta olduğunu vurgulayabilirsiniz.

Kemikli Burun : Burundaki kemiğin üzerine koyu renk fondoten ve pudra sürülür. Bu sayede koyu renkle kemikli kısım geri plana alınır.

Büyük Burun : Bu tip burunlarda, koyu renk fondoten ve pudra ile burun şekli yeniden belirlenir. Gözlerden başlayarak, burnun iki yanına inen gölgeler burun kanatlarına dağıtılır. Burun daha ince ve zarif gözükür.

İşte size bir kaç tüyo...
Burnu kısaltmak için uç kısmını gölgeleyin ama allık ile kırmızı fırça vuruşu burnu daha şiş gösterir unutmayın. Burnunuza yaptığınız gölge oyunlarını güneş ışığında kontrol etmeden dışarı çıkmayın, eliniz alışıncaya kadar leke yapabilirsiniz. Makyaj profesyonelliği zamanla olur.
 

Göbeğinizden kurtulun

İstediğiniz forma bir türlü sahip olamamaktan şikayetçiyseniz işte size mucize öneriler...

Sadece 3 haftada, özellikle göbek-bel bölgenizi inceltebilirsiniz.                                        

Mekik hareketi

İşe sabah ve akşam ellişer kez mekik çekerek başlayabilirsiniz.  Bu hareket özellikle karın bölgesindeki kasları kuvvetlendirir, yağ dokusunu harekete geçirir ve yağların yanmasına yardımcı olur.

Sopalı hareket                                   

Enseye koyular bir sopa yardımıyla sağa ve sola dönerek yapılan bu hareket  karnınızın yan tarafındaki kasların şekillenmesine ve göbeğinizin erimesine yardımcı olur. 

Yan mekik                                                    

Yan kaslar ve bel kasları için belki de en yararlı hareket bu. Önce sağa doğru yatın. Sağ elinizi sağ kulağınızın üstüne değercesine yaklaştırın. Sol elinizi belinizin sol tarafına sol dirseğiniz gelecek şekilde yerleştirin. Sol elinizle belinizin sağındaki kasları hafifçe tutun. Hızla sağ kolunuzu ve sağ ayağınızı birbirine doğru yaklaştırın. 60 kez tekrarlayın.

Popo hareketi                                    

Önce sol diziniz üstüne yatıp ayaklarınızı dik koyup rahat bir şekilde ayağınızı kayırabildiğiniz kadar yukarı kaldırıp aşağı indirin. Bu sırada dizinizi fazla bükmeyin. Daha sonra ayni hareketi yine sağ diziniz üstünde dayanarak yapın. Bu hareketi de en azından 30-40'ar kez yapmaya gayret edin. Popo ve çevresindeki yağ dokusunu azaltır.

Yanlara esneme

Bu harekette önce hazır oldaki gibi dimdik duracaksınız. Sonra hızla sağa ve sola doğru esneyebildiğiniz kadar, dikliğinizi bozmadan esneyeceksiniz. En azından üç dört dakika hızlı bir şekilde yapmaya gayret edin. Bas dönmesi, çok yüksek tansiyonu olanlar için de uygun bir hareket olmayabilir.

Haftanın tek günleri bunları yiyin

Kalkar kalkmaz: 1 bardak ılık ballı limonlu su

Kahvaltı: 1 adet kabuklu yeşil elma, 1 adet sert şeftali

Ara: 2 parmak taze dil peyniri yiyebilirsiniz.

Öğle: 1 porsiyon ızgara tavuk (derisiz), bol rokalı yeşil salata (taze soğanlı).

Ara(saat 15.00): 3–4 yulaflı bisküvi

Ara(saat 17.30): 1 adet yeşil elma.

Akşam: 4–5 kaşık zeytinyağlı fasulye (az yağlı), 1 dilim tam ekmek, mevsim salatası.

Gece: 1 bardak sekersiz tarçınlı ilik light süt. 3–4 fincan rezene çayı, yeşil çay, mısır püskülü, kiraz, avokado yaprağı karışım çayı içilecek.

Yasaklar

* Kolalı, sekerli içecekler

* Kızartma

* Hayvansal katı yağlar (tereyağı, kaymak, yağlı şarküteriler, yumurtanın sarısı, yağlı süt ürünleri, yağlı etler, tavuk - balık derisi, tam yağlı süt)

* Alkol (özellikle bira)

* Beyaz un,

* Beyaz seker

* Aşırı gündüz uykusu

* Çikolata

* Yağlı çerezler

* Cips

Kilo almamanın altın kuralları

 * Güne erken başlayın, 7–8 saatten fazla uyumayın, uyandıktan sonra yatakta kalmayın.
 
* Asansör yerine merdiven kullanın, hızlı tempoyla yürümeye çalısın.

 * Haftanın 4–5 günü egzersiz yapın, pasif jimnastik yerine aktif jimnastiği tercih edin.

* Aktif ve hareketli kişilerle birlikte zaman geçirin, hareket edersiniz.

 * Hafta sonları için daima aktif planlar yapın.

 * Ayakta durmaya ve yürümeye daha fazla zaman ayırmaya çalısın.

 * Bir şey getirip götürmek için çocuklarınızı kullanmayın, siz âlin.

 * Günde en fazla yarım saat TV seyredin.

 * Az ve sık yiyin, öğün atlamayın.

 * Acıkma duygusunun bastırılması için daima salatalık, domates, marul gibi düşük kalorili yiyecekleri tercih edin.

 * Her gün sebze ve meyve yiyin.

 * Yemekler için küçük, yağsız salatalar için ise büyük tabak kullanın.

 * Yemek sırasında gazete okuma, TV seyretme gibi şeyler yapmayın.

Göbeğinizden kurtulun