0-100'e :)))))))))))))))))))))))))
3 adam oturmuş eşlerine aldıkları hediyelerden bahsediyorlarmış.
Birincisi demiş ki, 'karıma öyle bir hediye aldım ki, 6 saniyede 0'dan 100'e çıkıyor.'
Diğer ikisi anlamamışlar. 'Ne aldın?'diye sormuşlar.
'Beyaz bir Porsche aldım. Çok mutlu oldu.' diye cevap vermiş.
İkinci adam demiş ki, 'Ben de geçen doğum gününde karıma 4
saniyede 0'dan 100'e çıkan bişey almıştım.'
Hemen anlamışlar tabi ki: 'Heey, yoksa Ferrari mi aldın?'
Adam gülümsemiş: 'Evet, kıpkırmızı bir Ferrari aldım.
Gerçekten de ona çok yakıştı.' demiş.
Bu sefer üçüncü adama sormuşlar:
'Peki sen ne aldın karına?' Adam demiş ki: 'Ben öyle bişey aldım ki;
sadece 2 saniyede 0'dan 100'e çıkıyor.'
Adamlar şaşırmışlar: 'Atıyorsun!'demişler, 'Öyle bir araba olmaz ki!
'Adam cevap vermiş:'Araba aldığımı kim söyledi? İşte bunu aldım' demiş ne aldığını görmek için tıklayın...
http://img193.echo.cx/img193/7475/adsz8oj.jpg
Günün Fıkrası
Bazi seyler vardir ki aciklanamaz !!
Ciftcinin biri komsu barda otumus deli gibi icerken arkadasi
gelmis ve ‘Hey, bu guzel gunde niye sarhoslar gibi oturup icki iciyorsun ki?’ demis..
Ciftci : Bazi seyler vardir ki aciklanamaz…
Adam : Bu kadar kotu olan sey ne?
Ciftci : Bugun oturmus bizim inegi sagiyordum. Kova tam dolmustu ki sol ayagiyla bir tekme atti ve kova devrildi.
Adam : Tamam ama buna bu kadar uzulmeye degmez…
Ciftci : Bazi seyler vardir ki aciklanamaz…
Adam : Sonra ne oldu?
Ciftci : Bende bir ip aldim ve sol ayagini yandaki direge bagladim…
Adam : Sonra ?
Ciftci : Tekrar oturdum sagmaya devam ettim . Kova tam dolmustu
ki sag ayagiyla bir tekme daha atti ve kova yine devrildi.
Adam : Yine mi?
Ciftci : Bazi seyler vardir ki aciklanamaz…
Adam : Sonra ?
Ciftci : Bende baska bir ip alip sag ayagini da yandaki direge
bagladim. Tekrar sagmaya basladim. Tam kova dolmustu ki aptal inek bu kez de kuyruguyla bir kova sutu devirdi..
Adam : Hmmm…
Ciftci : Bazi seyler vardir ki aciklanamaz…
Adam : Sonra ne yaptin peki?
Ciftci : Bende baska bir ip aradim bulamiyinca da kemerimle inegin kuyrugunu tavana bagladim. Ve tam o sirada pantolonum dustu ve
karim iceri girdi….
Bazi seyler vardir ki aciklanamaz…
Biz Olabilmek!
Biz Olabilmek!
|
Kadın İsterse
Kadın İsterse
|
Yüz Temizliği ve Temizleyiciler
Yüz Temizliği ve Temizleyiciler
|
Bakışlarınızla Büyüleyin!
Bakışlarınızla Büyüleyin!
Makyaj yaparken kirpiklerinizi daha dolgun göstererek, bakışlarınıza derinlik katabilirsiniz. Etkili rimellerle birlikte takma kirpik kullandığınızda muhteşem sonuçlar alabilirsiniz. Takma kirpik kullanımı, ipuçları ve kirpik bakımı... Bakışlarınızla Büyüleyin!![]() |
Yüzünüze fondöten sürdükten ve kaşlarınızı şekillendirdikten sonra takma kirpik kullanma işlemine başlamak uygundur. En iyi sonucu almak için önce göz kapaklarınızı pudralayın. Kirpik kıvırıcısı ile kendi kirpiklerinizi kıvırın. Takma kirpikleri gözün dış köşesinden başlayarak yapıştırın. Doğal ve takma kirpiklerinizin birbiriyle eşit olmasına dikkat edin. Aradaki renk farkını yok etmek için rimel ya da sıvı bir göz kalemi ile kirpiklerinizi boyayın. Püf Noktaları, İç içe giren kirpikleri düzeltmek için güzellik ürünü satılan mağazalarda bulunan kirpik tarağını kullanabilirsiniz. Kirpik kıvırıcısının daha kalıcı şekil vermesini istiyorsanız kullanmadan önce 5 dakika fön makinesiyle ısıtın. Aşırı sıcak olmamasına dikkat edin. Aksi halde kirpikleriniz yanabilir. Alt kirpiklerinize rimel sürerken kirpiğin altına peçete tutun. Böylece yüzünüzde rimel lekesi oluşmasını önleyebilirsiniz. Hem yaz hem de kış için suya dayanıklı ürünleri tercih edin. Doğal Kirpik Bakım Kürü Kirpikleriniz dökülüyorsa doğal bakım kürü yeniden güçlenmelerini sağlayacaktır. Malzemeler, 1 çorba kaşığı hint yağı 1 çay kaşığı fındık yağı 1 çay kaşığı soya yağı Hazırlanışı ve Uygulaması, Yağları küçük bir kâsede karıştırın. Ucu pamuklu çubuğu karışıma batırın. Kirpiklerinize rimel gibi sürün. Haftada 1 kez kullanıma uygundur.
'Dört Kitabın Manası'nı öğreten tarihin kızı: MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ
'Dört Kitabın Manası'nı öğreten tarihin kızı: MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ
Muazzez İlmiye Çığ, bütün boyutlarıyla yaşama aşkıdır; çalışma aşkı, öğrenme aşkı, öğretme aşkı, üretme aşkı! Bu aşk, hepimize ölümsüzlük duygusu veriyor.
BİLİMİ HALKA TAŞIMAK
Muazzez İlmiye Çığ'da Cumhuriyet vicdanının yıkılmazlığını yaşıyoruz. Önce kendisine karşı dürüsttür. Kendisine dürüst her devrimci aydın gibi, halkına karşı dürüsttür; insanlığa karşı dürüsttür.
Milletine ikiyüzlülük, onun için en büyük suçtur. Beynini ve yüreğini bütün berraklığıyla ve coşkuyla halkına açmıştır. Halkı Allah'la aldatma kültürünün karşısına, halkı tarihle eğitme kültürüyle çıkmıştır.
İbn Haldun'un dediği gibi, "Tarih bilimlerin anasıdır". Toplum bilimi tektir ve tarihten başka bir şey değildir. İşte Muazzez İlmiye Çığ, bilimi halklaştırmıştır. Bilimlerin anası olan tarihi, üniversite salonlarından, laboratuvarlardan çıkarmış, halka taşımıştır. İşte gerçek demokratlık budur. Halkı aldatılan, kullanılan, omuzlarına basılan, köçek gibi ortada oynatılan bir nesne olmaktan çıkarmak; halkı bilgi ve iktidar sahibi yapmak: Muazzez İlmiye Çığ'ın yaptığı budur!
Yunus Emre, yedi yüzyıl önce, softa takımına, özetle "İlim ilim bilmektir, ya nice okumaktır, hepisinden iyice bir gönüle girmektir" diye seslenmişti.
Gerçek erenlerinden, halkın gönüldeşlerinden gelen bu kültürü, Atatürk cumhuriyeti Muazzez İlmiye Çığ'larla ayağa kaldırmıştır. Halka bilimi götürmek, halktaki gönüllere akma birikimini canlandırmak; cumhuriyet aydınının büyük işidir.
Perdeler kaldırılmış, kuyulara diri diri gömülen gerçekler yeniden gün ışığına çıkarılmış, çamurların içinde kalan doğruların üzerindeki kir ve pas temizlenmiş ve milletin önüne konmuştur.
Yunus Emre, "Dört kitabın manası budur işte var ise" diyor ya, Muazzez İlmiye Çığ, işte o "Dört Kitabın Manası"nı halkına açıklamıştır: Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sümer'deki Kökeni.
İşte bu da bir kitap! Kutsal kitapların esrarını ortaya koyan kitap! Muazzez İlmiye Çığ'ın kitabı!
Muazzez İlmiye Çığ'ın bu kitabını, 20. Yüzyıl Türkiye'sinde yayımlanmış on binlerce kitabın arasından alıyorum, Halk Kitaplığı'nın, Cumhuriyet Eserleri'nin başköşesine koyuyorum. Hani bir halkın geleceğini belirleyen başucu eserleri vardır ya, işte onların arasına.
MUAZZEZ HANIM'IN KABURGASINDAN YARATILMAK
Bizim halkımız, Yunus Emre'ler neslinden gelen Muazzez İlmiye Çığ'lar sayesinde kolay cevaplardan kurtulmayı öğrenmektedir. Evet beyinlerimizin kıvrımlarında dolaşan o büyük soru: Varlık nedir, kökü nedir, sebebi nedir?
Muazzez İlmiye Çığ'lar, bu sorulara sonsuzda bulunan cevabın ipuçlarını veren o büyük çabanın yorulmaz emekçileridir.
Alın size o ipuçlarından biri: Tarih Sümer'de başlar. Böylece Hazreti Âdem ve O'nun kaburga kemiğinden yaratılan Havva ile 4 bin 500 yıl önce başlatılan tarihe bir seçenek buluyoruz.
Hazreti Âdem "ilk insan" ve aynı zamanda okuma yazma biliyor; okuyor!? Böylece insanlık yazıyı keşfedene kadar harcadığı 1.5 milyon yıllık zahmetten kurtarılmış oluyor.
Muazzez İlmiye Çığ, halkın beyninde o şimşekleri çaktırıyor. Hz. Âdem, olsa olsa Sümerlerin o çiviyazılarını ilk okuyan ve yazanlarındandır.
Peki Havva?
Muazzez İlmiye Çığ, kadının erkeğin kaburgasından yaratılmadığını, kişiliğiyle, daima dik duran başıyla, daima içine herkesi sığdırdığı o uçsuz bucaksız gönlüyle yeniden ispatlamıştır.
Belki bizler, Muazzez İlmiye Çığ'ın kaburgasından yaratıldık! Öğrenmek, derinleşmek, köklerimize uzanmak, kendimizi bilmek: Bu eylemler de bir tür yeniden yaratılmak değil mi? Bunu borçlu olduğumuz yaratıcılardan biri de Muazzez İlmiye Çığ'dır.
Bilim ve sanatın yaratıcılığı, toplumların yeniden üretilmesi; yeniden yaratılmasıdır.
YA DEVRİM OLMASAYDI
Burada birden bir kaygı ürpertir yüreğinizi: Ya Muazzez İlmiye Çığ'lar olmasaydı?
Bu soru aslında ya cumhuriyet olmasaydı, ya Atatürk olmasaydı sorusudur. Daha doğrusu ya Devrim olmasaydı?
Bu sorunun cevabını da yine Muazzez İlmiye Çığ'lardan öğrenebiliriz: Devrim olmaz olur mu, Atatürk olmaz olur mu? Tarih var ya!
Tarih, nasıl ki Sümer'den başlar, o tarih devrimlerin tarihidir. Sümer'den başlayan tarih, Mustafa Kemal'lerle devam etmekte ve geleceğe uzanmaktadır. Kim demiş, "Tarihin sonu" diye.
"Tarihin sonu" gelmedi! Gelseydi, Muazzez İlmiye Çığ, o gülen, ışıldayan gözleriyle bize bakamayacaktı. Tarihin sonu gelseydi, Muazzez İlmiye Çığ, bütün topluma iyimserlik saçan o şen kahkahalarıyla umutlarımızı göğertmeyecekti.
Tarih varsa, yarın da vardır!
Tarihin sonu gelmez. Muazzez İlmiye Çığ'ın da sonu gelmez. O, gürültüsüz, sessiz adımlarıyla, abartısız onuru ve gururuyla, sevgiyle, sevinçle ve gerçeklik duygularıyla sonsuza doğru yürümektedir.
Bizim Devrimci Cumhuriyetimizin cevheri tükenmez. O cevheri bir uygarlık tarihi beslemektedir. Muazzez İlmiye Çığ, Cumhuriyet Devrimi'nin toprağın altında bulduğu, ortaya çıkardığı ve işlediği cevherdir.
Cumhuriyet Devrimi olmasa, tarihin kızı, toprağın altında kayaların arasında, çeperlerin içinde kalırdı.
Tarihin biriktirdiği devrim, tarihsel birikimin ürünü olan Atatürk, tarihin kızını keşfetti ve Türkiye halkına öğretmen atadı.
UYKUSUZ BIRAKAN SORULAR
Muazzez İlmiye Çığ'ın 1990'larda ikinci keşfi, Bilim ve Ütopya dergisinin çabasıyla olmuştur.
Demek ki, Kemalist Devrim'in aydınlanması, bilimselliği, halkçılığı bastırılamıyor; yok edilemiyor. Çünkü Sümer'den gelen aslında O'dur. "Dört kitabın Manası", uygarlık birikimidir. O birikim hareket halindedir; tarihten beslenerek bağrından yeniyi üretir.
Ve uygarlık birikimi, bize hep cevabı sonsuzda bulunan soruları sorar. Geceleri beni uykusuz bırakan sorular vardır. Sayın İlmiye Çığ, önemli bir kısmı Topkapı Sarayı'nda, depolarda, dehlizlerde bulunan 75 bin Hitit tableti bulunduğunu söyler. Bunlardan hatırımda kaldığına göre, 10 bin küsuru okunmuştur.
İşte bizi uykusuz bırakan soru: Geri kalan 65 bin Hitit tabletinde neler var?
Muazzez İlmiye Çığ bu çıldırtan merakı beyinlerimize bırakmıştır bir kez.
Tarihin kızı, bir toplumun merakında, bir toplumun özleminde "Sonsuz'un Kızı" olmuştur.
Çalışan Kadınların Hakları
1-Eşit Davranma İlkesi
Çalışan kadınların en temel hakkı, işyerlerinde herhangi bir ayrıma tabi tutulmamaktır. İşveren, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapamaz. Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz.
2-Yer ve Su Altında Çalıştırma Yasağı
İş Kanunu’na göre, maden ocakları ile kablo döşemesi, kanalizasyon ve tünel inşaatı gibi yeraltında veya su altında çalışılacak işlerde on sekiz yaşını doldurmamış erkek ve her yaştaki kadınların çalıştırılması yasaklanmıştır.
3- Gebe Kadınların Gece Çalıştırılma Yasağı
Kadın işçiler, gebe olduklarının doktor raporuyla tespitinden itibaren doğuma kadar, emziren kadın işçiler ise doğum tarihinden başlamak üzere altı ay süre ile gece postalarında çalıştırılamazlar.
4- Gebe Kadınların Periyodik Kontrollerine İzin Verilme Zorunluluğu
Gebe işçilere gebelikleri süresince, periyodik kontrolleri için ücretli izin verilir.
5- Doğum Halinde İstirahat ve Geçici İş Göremezlik Hakkı
Gebe işçinin doğumdan önce 8 (Çoğul gebelik halinde 2 hafta süre eklenir) ve doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplam 16 haftalık süre için günlük kazancının üçte ikisi oranında geçici iş göremezlik ödeneği verilecektir.
6- Doğum Yapan Kadının Ücretsiz İzin Hakkı
Doğum yapan kadın işçiye isteği halinde, altı aya kadar ücretsiz izin verilir.
7- Süt İzni
Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam birbuçuk saat süt izni verilir. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır.
8- Gazetecilerin doğum izni ve ücreti
Basın İş Kanunu’na göre, kadın gazetecinin hamileliği halinde hamileliğinin yedinci ayından itibaren doğumun ikinci ayının sonuna kadar izinli sayılacak ve bu süre zarfında gazeteciye son aldığı ücretin yarısı ödenecektir.
9- Özel Günlerde Çalıştırma Yasağı
Kadınlar, ay hali günlerinde ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılamazlar. Bu günlerin sayısı 5 gün olarak hesap edilir. Ay halinin başlangıcı işçinin ihbar tarihidir.
10- Kıdem tazminatı
Kadın işçiler, evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi rızası ile iş sözleşmesini sona erdirmesi durumunda kıdem tazminatı almaya hak kazanacaklardır. Ancak, bu durumda ayrıca ihbar tazminatı da ödenmeyecektir.
11- SSK Primlerini İade Alabilme Hakkı
İşten ayrıldıkları tarihten itibaren bir sene içinde evlenmiş veya evlendikleri tarihten itibaren bir sene içinde işinden ayrılmış olan kadın sigortalılara malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin yarısı, yazılı talepleri üzerine, toptan ödeme şeklinde verilmektedir.





